08 Ağu 2017

Spor Güvenliği

0 Yorum

.

.

.

.

Dünyada milyonlarca seyirci spor faaliyetlerine milli stadyumlar, alanlar ve diğer karşılaşma noktalarında bir araya gelirler. Bu tür stadyum ve alanlar en azından her yıl milyonlarca dolarlık ekonomik faaliyetin sürdürüldüğü yerlerdir. Bu tür yerlerin çoğu sembolik değer de taşırlar. Müşteri gibi değerlendirildiğinden seyircilerin giriş imkân ve rahatlıkları, katılım sayısının fazla olması, yatırım yapılmış bir yapının imhasının yaratacağı etki, ekonomik kayıplara sebep veriş ve yaratılacak psikolojik etki bakımından bu tür yerler bu detayların büyüklüğü oranı ve saldırı eyleminin gerçekleştirilme imkanına göre teröristlerin potansiyel hedefine girer ve teröriste yönelik cazibesi yukarıda bahse konu detaylar oranında artar.

Çoğunlukla Terörizm, bir grup ya da bireyin tesis edilmiş bir tüzel kişiliğe (ülke, politik sistem) karşı asimetrik savaş ilanı ile karşımıza çıkar ve tüzel kişiliğin karar ve durumlarını değiştirme zorlamasını içerir. Terörizmin doğası gereği terörist vahşetin hedef kitlesi her zaman fiziksel mağdurlar değildir. Teröristler sivilleri, hükümetlere mesaj vermek için öldürürler. Terörizm aynı zamanda yandaş sağlama ve motive etme için çok etkin bir yoldur.

Güvenlik Sektöründe terörist bakış açısıyla saldırı noktaları (Terörün hedefi) iki başlık altında değerlendirilir.

  • Sıkı Korunan Hedefler
  • Yumuşak Hedefler

Konu başlığımız itibariyle Yumuşak alanlardan olan sportif alanlar noktasında açılım sağlayarak ilerleyeceğiz.

Yoğun insan kalabalığı bulunan hedefler saldırganların (hem teröristler hem de cepçi hırsızlar) dikkatini çeker ve bu durum teröristleri, minimum mühimmatla maksimum ölümü (etkiyi) kurmak konusunda ekonomik davranmaya iter. Tipik yumuşak hedefler turist altyapısı olan yerler ve oteller, tren ve hava yolları, AVM’ler, Tiyatro ve eğlence yerleri, Karnaval ve Şenlikler, Spor faaliyetleri, kamu katılımı olan temel yerlerdir. Bunların ortak noktası halkın yoğunlaştığı yerler olmasıdır. Terör örgütlerinin dış mihraklardan maddi destek alması, patlayıcılara ulaşım imkânı bu maliyet yaklaşımını ortadan kaldırır.

Alınacak önlemlerin vasfını belirlemenin birinci aşaması yine risk analizi ile olacaktır. Basitçe değinmek gerekirse bu analiz esnasında öngörüler; korunması gereken değerin (somut veya soyut) belirlenmesi, saldırganların ayrı ayrı belirlenmesi ve saldırganın kullanacakları yöntemin detaylandırılması ile olur. Güvenlik metodolojisinde biz buna 3D (İngilizcede 3A [Asset + Adversary + Action]) kuralı diyoruz: Değer + Düşman + Davranış. Bu üç etken risk analizi çerçevesinde tek tek detaylı bir şekilde belirlenir ve tespitler bize güvenlik planlarının ne şekilde yapılması gerektiğini gösterir. Terör en ölümcül etkiyi yarattığından, teröre karşı alınacak tedbirler çoğunlukla diğer suçlara yönelik tedbirleri içerir ve çok daha ötesine geçer. Hedefin riski terör ise önlemler buna göre alınmalı, böyle bir risk yok, ya da az bulunuyorsa ona göre şekillendirilir.

Bu tür tehdite karşı yapılacaklar özel güvenlikten ziyade devlet güvenliği çerçevesinde ele alınır. Ancak, özel güvenliğin terörle mücadele konusunda devlet güvenliğine nasıl katkı verebileceği özel güvenliğe eğitimlerle verilmelidir. Bu eğitim de konusunda uzmanlaşmış profesyonellerce gerçekleştirilmelidir. Diğer sivil personele verilecek farkındalık eğitimleri de ayrı bir katkı sağlar.

Teröre karşı “Spor Güvenliği” bakımından alınacak tedbirlere dair, ABD nin, özellikle 2013’te Boston Maratonuna karşı yapılan bombalı saldırıdan sonra yoğunlaşan bir çalışması Devlet Güvenliği Departmanının İleri Veri Analizi için Komuta-Kontrol ve Ortak Yönetim Merkezi’nin New Jersey Eyalet Üniversitesinin ilgili birimleri ortak bir çalışma yaparak Spor (Stadyumlar ve Karşılaşma Yerleri) Güvenliği konusunda bir örnek metodoloji kaleme almışlar[1] ve bunu ABD’nin Güvenlik Yasasına dayandırarak paralellik oluşturmuşlardır. Biz Türkiye’de bu tarz metodolojiyi 1980’lerin ikinci yarısında İstanbul’da yapılan tüm uluslararası toplantı ve spor etkinliklerinde kullanmıştık. Bu metodolojiyi bize öğreten Engin AKSAN Emniyet Müdürümüze şükranlarımı sunmadan geçemeyeceğim.

Dünyanın diğer alanlarında ve bizde de aynı şekilde olmak üzere, bu tür çalışmalarda tedbirler aktivite yapılan yerin çevresinde oluşturulan 3 ayrı alanda oluşturulur. Dış Alan (Zone), Orta Alan ve İç Alan. Bu alanlar içerisinde kullanılan kuvvetler ve görevleri farklılık arz edebilir. Ancak, temel yaklaşım budur ve her bir alandaki kuvvetler iletişim sağlanarak tek bir merkezden koordine edilirler. Halkın yoğunlaştığı alan olan stadyum iç çemberde bulunur ve bu noktanın yönetimi de Genel Merkezden yönlendirme alan ikinci bir iç alan merkezi ile yönetilir. Çokça kamera desteği ile bu sistem bezenir. Türkiye’de bu sistem ilk olarak Ali Sami YEN stadında kurulmuştu.

Hem Devlet Güvenliği çerçevesinde görev alan kuvvetler (Polis, Asker vs.) hem de Özel Güvenlik çalışanları için ayrı ayrı değerlendirilmek üzere planlama aşamasında ele alınması gereken konu başlıkları şunlardır:

  • Risk Değerlendirmesi
  • İstihdam: Liderlik, Organizasyon ve Yetkiler
  • İstihbarat (Bilgi) Yönetimi
  • Operasyon
  • Eğitim ve Değerlendirme
  • Tepki Planlamaları
  • Tahliye Prosedürleri

Risk Değerlendirmesi için öncelikle bu değerlendirmeyi yapacak bir risk değerlendirme takımı oluşturulmalıdır. Bu takım Risk Analizinde özellikle tehdit değerlendirmesi, zaaf değerlendirmesini yapar ve gelişen durum ile akan istihbarata göre neticeye bağlarlar. Bu takımın nasıl oluşturulacağı ayrı bir detay konudur.

İstihdam: Liderlik, Organizasyon ve Yetkiler konusunda ise en öne çıkan hususlar; öncelikle komuta kontrol hiyerarşisinin oluşturulmasıdır. Personel planlaması ile birlikte insan kaynakları birimlerinin çalışması gerekir ve burada da en hassasiyet gösterilmesi gereken nokta, işe alım öncesinde özgeçmiş tarama faaliyetlerinin yürütülmesidir. Özellikle Özel Güvenlik ve Sivil çalışanlar için yapılmalıdır çünkü Devlet Güvenliği çalışanları için bu her zaman yürütülen bir faaliyettir.

İstihbarat (bilgi) yönetimi konusunda ise; ön plana çıkan hususlar, iletişim yapılarının oluşturulması, Siber güvenlik ve Bilgi yönetimidir. Bilgi Yönetimi çalışması; kalabalığın yönetimi (yönlendirilmesi) ve bunun için hazırlanacak ilan ve tabelaların hazırlanmasını da içerir. Sosyal medya ve Siber güvenlik te bu çerçevede ele alınması gereken hususlardır.

Operasyonun yürütülmesi konusu ise; yukarıda bahsettiğimiz dış alan, orta alan ve iç alandaki faaliyetleri içerir.

Dış alan; Park alanları ve yapıları, kamu taşımacılığı ile koordinasyon, taşeronlar ve servis sağlayıcılarla birlikte havalimanlarını da içerir.

Orta alan; katılımcıların alana girişte üst aramalarının yapıldığı yerdir. Bu nokta iç alandan belli bir mesafe uzakta tutulmalıdır çünkü patlayıcı sokulmaya çalışılması durumunda tespitin yapılacağı yerdir ve mantık, patlamadan mümkün olduğunca daha az insanın etkilenmesi, daha yoğun insan kalabalığının bulunduğu iç alana geçirilmemesidir. Stadyuma gelecek malzeme teslimat kamyonları da aynı mantıkla bu alanda aranmalıdır. Basın giriş kapıları da bu alanda açılmalıdır. Dolayısıyla bu alanlarda kameralar ve teknik tarama cihazları da kullanılabilir.

İç Alanda da daha yoğunlukla kullanılan kameralar, teknik tarama imkanları, giriş yönetimi (Access Management) teknikleri kullanılır. Bu çalışmaların yanı sıra bu alanda, herhangi bir sızmaya karşı risk analizinin zaaf analizi bölümünde tespiti yapılmış zaafların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yürütülür. Kimi yerlerde bu çalışmalara gıda güvenliği, gıda tedarik zinciri kontrolü de eklenir.

Tepki: Bu aşamaya kadar ifade olunan tüm çalışmalar Proaktif güvenlik planlamalarıdır. Saldırı olmaması (caydırma) ve zararın en aza indirgenmesi çalışmalarıdır. Ancak olay gerçekleşmesi durumunda nasıl hareket edileceğinin de planlanması gerekir. Buna da Reaktif güvenlik planlaması adı vermekteyiz. Riskin adını terör olarak koymuş isek bu tepki ancak silahlı müdahale yapabilecek görevlilerce yürütülmelidir. Bu sebeple risk takımının özel güvenliğin silahlı olup olmaması, İngiltere gibi kimi ülkeler için polisin bile silahlı olup olmaması durumları göz önünde bulundurarak bu bölümün altını dolduracak aksiyonlar alması gerekecektir.

Tepki planlaması içinde tahliye çok önemli bir yer tutmaktadır. Tahliye kararının ne tür aşamalarda kim tarafından alınacağı, raporlamaların nasıl yapılacağı reaktif güvenlik planı içinde detaylı bir şekilde yer almalıdır.

Tahliyenin yaratacağı sıkıntılar konusu zaaf analizi aşamasında incelenmeli ve raporlanmalıdır. Bilirsiniz, stadyumlarda belli sayıda katılımcının oturabileceği kompartmanlar (ayrıştırılmış bölümler) mevcuttur. Kompartmanın büyüklüğü, o alandaki insan sayısının yöneleceği çıkış kapısından sıkışmadan geçebileceği nitelikte olmalıdır. Ya da o kapı inşa aşamasında geniş dizayn edilmelidir. Bunun için biz güvenlikçiler her tür binanın inşa ve çizim aşamasında katkı vermeyi isteriz. Sonradan yapıyı yıkıp yeniden yapmak mümkün değildir. Aksi takdirde bu seyirci giriş-çıkış noktalarında şişe ağzı sendromundan dolayı sıkışarak ölüm ve yaralanmalar söz konusu olur.

Yukarıdaki gelişmeyi sekteye uğratmamak için sona aldığımız Eğitim ve Değerlendirme konusu ise; güvenlik işinin kalitesine direkt etki eder: Burada yapılan değerlendirmede, özel güvenliğin inhouse veya outsource olup olmadığı ciddi bir tartışma konusudur. Ayrıca ülkeden ülkeye değişen özel güvenliğin yetkileri konusu da başka bir tartışmalı alandır. Her iki konuda da ülkemizde bu hususlar halen tartışılmaktadır. Çünkü bu hususlar bu konu başlığında ele alınması gereken kaliteli hizmet ve minimum yetkinlik standartlarını etkileyecek ana konulardır. Bu tür yetkinlik standardı konusu, yine eğitim doğrultusunda Devlet kuvvetleri için de geçerlidir.

Buraya kadar değindiğimiz konular bir terörist saldırı riski çerçevesinde alınacak tedbirlere dair devletin kuvvetlerince (polis tarafından) planlanması gereken hususlardır. Ancak konuya özel güvenlik, hatta spor tesislerinin güvenlik müdürleri açısından değerlendirmek gerekirse terörist bakış açısıyla değerlendirmeye alınması gerekebilecek tavsiyelerimiz şunlar olacaktır:

Spor tesislerine saldırı, bir müsabaka esnasında devlet kuvvetleri destekli yüksek güvenlik alınacağından zamanlama açısından teröristçe değiştirilebilir. Bu tür saldırılar sembolik durumu bakımından takımın idman yaptığı saatlerde seyirci yokken de yapılabilir. Böyle bir durumda bu tür değerlendirmeler ve daha fazlası güvenlik müdürlerinin işine yarayacaktır. Bomba konusuna girmek, bizi odaklaştığımız konudan uzaklaştıracaktır. Ancak, bomba konusu da göz ardı edilmemesi gereken bir tehdittir. Aşağıdaki hususlar en azından silahlı saldırılar için değerlendirilmelidir.

  • Hükümet Güvenlik Güçleri ile iyi ilişkiler kurulmalıdır. Ortak Tatbikatlar yapılmalıdır.
  • Silahlı Saldırıda ACİL Bildirim imkânı olmalıdır. Sadece bu tür kuvvetlerde saldırıyı savuşturma kabiliyeti bulunur. Muhabere imkanlarının da sabote edilemeyeceğinden emin olunmalıdır.
  • Sahaya geniş bir şekilde yayılan sahanız var ise; Silahlı Hızlı Tepki Ünitesi kurulmasını değerlendiriniz. Polisin Yardımı ile olabilir.
  • Bireysel sorumlulukların anlaşıldığından emin olunuz. Koruma Kuvvetlerini kombinasyon halinde kullanıyorsanız anlaşılırlık zor olabilir (Yani hem Polis hem Özel Güvenlik hem de Kurum güvenlik Müdürü). Bu gibi durumlarda iletişim ve iş birlikleri genelde zarar görür. (Karşılıklı saygı, güven ve iş birliği). Bu gibi saldırılarda koordinasyonunuzun başarısı bir saldırı esnasında sonuna kadar test edilir.
  • Güvenlik Planındaki çalışan iştirakleri konusunda «bilmesi gerektiği kadar» kuralı uygulanmalıdır. Personel Güvenlikle alakaları olmadığı hissine kapılmamalıdır. Bu duygu karşı karşıya görüşme ve irtibatlarla sağlanır. İlanlar, E-mailler ve posterlerle değil!
  • Üst maddedekilere karşın, içerden birinin tehdit olması, bilgileri aktarabileceği ile ilgili de değerlendirmeler yapınız. Kimi saldırılarda tesisteki yabancı varlığı bilgisine saldırganların sahip olduğu gözlemlenmiştir. Bu bilgi sadece içeriden gelebilir.
  • Mevcut güvenlik düzenlemelerinin etkin ve çalışır olduğunu kontrol ediniz. İyi giriş kontrolü gibi Fiziksel Güvenlik tedbirlerinin tek başına yetmeyeceğini biliniz. Örneğin çalışanların otobüslerle taşınması – bu konuda prosedürlerin etkin olup olmadığı kontrol ediliyor mu?
  • Tüm ilgili noktalara anlık bilgi ulaştırma için yöntemler geliştirilmelidir. Saldırı başka noktalara da eş zamanlı olabilir. Bu bilgi akışı HQ (Genel Merkez) tarafından yerel planlar doğrultusunda yapılmalıdır. İletişim hatlarının saldırı öncesi koparılması durumunda da alternatif bildirim yöntemleri düşünülmelidir.
  • Planlardaki uyarı sinyalleri Yangın, Deprem ve Saldırılar için ayrıştırılmalı ve her acil durumda ilgili siren aktive edilmelidir. Siren aktivasyonu tek bir noktadan olmamalı birkaç noktaya yayılmalıdır. Tek nokta off konumuna geçebilir. Mikrofon sistemleri ile de açıklamalar için sistem kurulmalıdır. Hatta karşılıklı interkom imkanları yaratılmalıdır.
  • Terörist saldırı olayları için belirlenmiş bir toplantı alanı çoğunlukla vardır. Silahlı saldırılar için alarm sistemi planlarken alarm duyulduğunda personelin toplanma alanına gitmesi gibi bir tatbikat, yönlendirme yapılmamalıdır. Örneğin, derhal toplanmayı gerektirecek acil durumda düzenli bir siren kullanılıyorsa, Silahlı saldırı gibi bir tehditte veya içeride korunmayı gerektirecek olaylarda artıp azalan sirenler kullanılmalıdır. Bu son durum gibi tehditlerde 360° tahliye saldırganların sayısının düşük olduğu hızlı bir şekilde tespit edilirse gereklidir.
  • Değerlendirmeler içeride kuvvetlendirilmiş güvenli saklanma alanlarına odaklaştırılmalıdır. (Takımlar ve VIP’ler için) Genelde bu alanların yeri kapı ilanlarıyla deşifre edildiğinden saldırganların bulup patlayıcı kullanmaları da söz konusu olabilir.
  • Tesiste Koruma tedbiri olarak askeri kuvvetler kullanılıyor ise, alan içinde atış eğitim alanları olmamalı, personel silah patlamalarına kaçmayı önleyecek şekilde alışkın olmamalı, derhal tepki verebilmelidir.
  • Yerel imkanlarla bu tür olayların üstesinden gelemezsiniz, tek yapabileceğiniz indirgeme (saldırıyı zorlaştırma ve belki de bu sayede caydırma) ve Proaktif planları yapmaktır. Gerisi devlet kuvvetlerinin sorumluluğundadır. Hatta teröristlerin müzakere talepleri işgal edilen tesisin imkanları dışında olacaktır.
  • Muhtemelen olay esnasında yakalananların üzerinde mobil telefonlar bulunacaktır. Saldırının başlangıcı aşamasında tüm telefonlar «sessiz» moda alınmalıdır. Çalması halinde gizlenilen yer ifşa olacaktır. Planlarınızda mutlaka gizlenmiş çalışanın, dışarı bilgi akışı sağlaması da yer almalıdır.
  • Tesise sokulmaya çalışılacak gizlenmiş silahların tespiti için, araç altı arama aynaları ve K9 köpekler de değerlendirilmelidir.

Bu tür hususlar herhangi bir tesiste hayat kurtarıcı olabilir. Hepsinden en önemlisi de tesiste çalışanlara farkındalık eğitimleri verdirmektir. Neyle karşılaşacaklarını ve ne gibi aksiyon alabileceklerini onlara öğrettirmek, onların kulüp ve yönetime olan bağlılıklarını misli misli arttıracaktır.

Güvenle kalınız.

Güvenlik Yönetimi Dergisi 2017 Temmuz Sayı 49 Sayfa : 32 de yayınlanmıştır.

[1]  Best Practices in Anti-Terrorism Security for Sporting and Entertainment Venues Resource Guide Temmuz 2017

[yukarı]
Yazar Hakkında


Sayın BORA, 1964 yılında Kastamonu'da doğdu. 1987-2008 yılları arasında Emniyet Teşkilatında; 1987 - 1993 yılları arasında Interpol ile başlayan Devlet Güvenliği üzerine çeşitli il ve mevkilerde hizmetlerde bulundu. 2008 yılından bugüne Özel Sektörde çeşitli firmalarda Genel Müdür Yardımcılıkları ve Genel Müdürlük düzeylerinde hizmetler verdi. 2012-2015 yılları arası ING Bank Türkiye Ülke Güvenlik Yöneticiliğini sürdürdü ve 2015 yılında kazandığı, İngiltere'den akredite edilen CSMP (Certified Security Management Professonal) ünvanıyla Asset International Danışmanlık firmasını kurarak güvenlik sektörüne katkı sağlamaya devam etmektedir. İngilizce ve Fransızca dillerine hakimdir.